|
|
|
10/7/2009 - Konuşma + PayLaşım
Selam arkadaşLar.Blogumuz için verdiğimiz emekLerin sizde farkındasınızdır... Biz burda 'En iyi' ya da 'En seviLen' oLmak için değiL...Sadece size biLgiLerimizi,sağdan soLdan topLadığımız şeyLeri kısacası iyi bir site sunmak için burdayız...Yorum istemiyoruz içinize doğarsa yazın...Ayrıca yorum isteyen bLogcuLarın düşünceLerini yanLış buLuyoruz.Ayrıca iyi/kötü yorumLarınız için teşekkür ediyoruz...Ve hiç aLınmıyoruz çünkü onLar sizin kişiseL düşünceLeriniz...Ayrıca ben png yapıyorum.İsteyen png oLmasını istediği resmin urLsini gönderebiLir ve png'sini aLabiLir... ---
MitoLoji^yLe iLgiLi çok güzeL bir hikaye buLdum... Okumanızı tavsiye ederim :
Eros annesi Aphrodite gibi dünyaya güzellik ve neşe getirir, insanların gönüllerini aşk ateşi ile yakar, insanların mutluluklarını yada sonlarını hazırlardı. Sırtında bir çift kanadı vardı. Bu kanatlarla uçarak dünyayı dolaşır geçtiği yerlere çiçek kokuları saçardı. Eros’un elinde her zaman okları olurdu. Bu oklarla insanları kalplerinden vurur onları birbirlerine aşık ederdi. Ve bir gün kendiside bir güzele aşık oldu. Psykhe (Ruh) bir kralın üç kızının en güzeli idi. Gerçekten o kadar güzel, o kadar alımlıydı ki görenler onu Aphrodite sanıyorlar ona tapınıyorlardı. Aphrodite bir ölümlü ile karıştırılmaktan hiç hoşlanmamıştı. Bu yüzden bir gün oğlu Eros’u yanına çağırdı ve onu dünyanın en çirkin erkeğine aşık ederek cezalandırmasını istedi. Eros annesinin isteğini yerine getirmek için hemen yola koyuldu. Psykhe’yi bulduğunda, çok gururlu alon ve kimseye aşık olmamakla övünen bu genç kızı, dünyanın en çirkin, en kötü erkeğine aşık etmeye niyetliydi ancak kalbini nişan alarak oku atmak üzereyken Psykhe’nin güzelliği aklını başından aldı. Onu başkasına aşık etmek isterken kendisi aşık olmuştu. Psykhe’yi alıp sihirli bir saraya götürdü. Bu saray uyuyan bir ormanın ortasında kurulmuş, muhteşem fakat ıssız bir saraydı. Kanatlı güzel delikanlı gece karanlık düştükten sonra kendini göstermeden saraya giriyor ve sevdiği ile buluşuyordu. Sihirli sarayda bir insanın isteyebileceği her şey vardı. Fakat Psykhe’nin tek istediği kendisini deliler gibi seven bu delikanlının yüzünü görmekti. Fakat Eros bunu kabul etmiyordu, gece hep karanlıkta geliyor ve güneş doğmadan da gidiyordu, akşamları sarayda ateş yada mum yakılmasını yasaklamıştı. Psykhe ne kadar yalvrsa da fayda etmedi. "Aşkımızın sırrını kalbinde taşıdığın sürece mutlu olacaksın" dedi Eros "Beni görmeyi aklından bile geçirme, kim olduğumu yada kimin oğlu olduğumu öğrenme, bilmeden tanımadan beni körü körüne sev..senden gizlenen şeyleri öğrenmeye çalışarak mutlu olma fırsatnı elinden kaçırma." Ve Psykhe de bunu kabul etmiş..Eros’u görmeden kim olduğunu bilmeden körü körüne sevmişti. Irlikte çok mutluydular ancak Psykhe’nin kızkardeşleri onların bu mutluluğunu kıskandılar..bir gün kardeşlerini ziyarete geldiklerinde ona sevdiği delikanlının dünyanın en çirkin en iğrenç en vahşi görünüşlü adamı olduğunu söylediler. Eğer güzel bir delikenlı olsaydı, sevdiğinden yüzünü gizlemezdi, seni böyle ıssız bir sarayda tutmzdı dediler. Ve ona gece sevdiği gelmeden önce yanan bir lambanın üzerine vazoyu ters çevirip koymasını söylediler. Böylece Eros uyuduktan sonra vazoyu kaldırıp aydınlıkta onun yüzünü görebilecekti. Psykhe merakına engel olamayarak kardeşlerinin dediklerini yaptı. Yanan lambayı bir vazonun altına gizleyerek sevdiğini beklemeye başladı. Eros her şeyden habersiz saraya dönmüş kendinisevdiği kadının kollarının arasına bırakmıştı. Kısa sürede uykuya daldı. Psykhe Eros uyuyunca gürültü yapmadan yavaşça yataktan kalktı ve ters çevirdiği vazoyu alarak lambayı eline aldı, yatağa yaklaştığında gördükleri karşısında hayrete düştü. Çirkin ve iğrenç bir erkek görmeyi beklerken genç çok yakışıklı bir erkekle karşılaşmıştı. Eros’un yakışıklılığı dünyada ki başka hiç bir erkekle kıyaslanamadı. Yüzü tarif edilemeyecek kadar güzel bu delikalıyı görünce Psykhe’nin ona duyduğu aşk daha da arttı..sevdiğini alnındn öpmek için eğildiğinde elindeki tabağı düz tutamadığından içinde fitil bulunan lambanın kızgın yağından bir damla Eros’un çıplak omzuna damladı. Eros duyduğu acıyla sıçrayarak uyandı. Sevgilisinin kendisini dinlemeyip yüzünü görmek için ona oyun oynadığını anlayınca hemen kanatlarını açıp uçarak oradan uzaklaştı. Eros’un gitmesiyle Psykhe için yaptığı büyülü sarayda bozuldu. Psykhe üzüntüden ne yapacağını bilmez olmuştu. Hatası yüzünden dünyada her şeyden çok sevdiği kişiyi kaybetmenin acısıyla yollara düştü Sevdiğini tekrar bulma ümidiyle tüm dünyayı dolaştı, sayısız yerler gezdi am bir türlü Eros’un izine rastlayamadı. Nihayet dolaşmaktan bitkin bir halde Aphrodite’in sarayının kapısını çaldı. Onun kendisine acıyıp oğlunun yerini söyleyebileceğini düşünmüştü ancak Aphrodite ona yardım etmek bir yana onu bir köle olarak çalıştırmaya başldı. Zavallı Psykhe sevdiğine ulaşabilmek için buna da razı oldu ve tek kelime dahi etmeden kendisine emredilen her şeyi yaptı. Eros için her türlü acıya katlanmaya razı oldu. Nihayet bir gün Eros’un yanan omzu iyileşti ve kendisine bu kadar yürekten bağlı olan sevgilisinin kaderini değiştirmek için Olympos’a gitti. Zeus‘un ayaklarına kapanıp Psykhe’nin kurtarılması ve kendisine eş olarak verilmesi için yalvardı. Zeus onun tüm isteklerini kabul ederek Hermes’e Psykhe’nin Olympos’a getirilmesini emretti. Psykhe tanrılar katına getirildi ve orada hayatta her şeyden daha çok sevdiği erkekle evlenerek çok mutlu bir hayat sürdü.
SevgiLerLe Pelin
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
10/7/2009 - ^^
Tekrar Merhaba arkadaşLar.
PeLin^mm ortağım bir çok sey payLaşmış... Benimde bLogumuz hakkında birkac süprizLerim var ^^ Yakın bir zamanda bLogcu^da takip ettiğimiz kişiLere süprzLer hazırLamayı düşünüyoruz... MaLum bLogcu^ya yeni katıLdık bizi tanıyan yok tanışmış oLuruz :) Vee sizLere 2. süprizimiz yakın bir zamanda istek aLabiLiriz.. BunLarın içinde ( Avatar - İmza - Banner - ŞabLon - TabLo veya bLogcu için gerekLi scrooLbar ' kendimiz yabıyoruz ' cursor oLabilir ) ÜsteLik şimdiki devirde bLogcuLarın sattığı gibi satmayacağız.Yani ben (Esra) öyLe düşünüyorum. .. Ve geLeLim 3. süprize... :) Blogcu^yu tanımayan ve yeni yeni keşweden arkadaşLarımıza kücük bir spriz.. Yakn br zaman da cok özel bir şabLon tasarLıyoruz... Hemde 2 adet. :) Teki 2 kolonLu teki ise normaL oLmak üzere 2 sabLon :) Umarım beğenirsiniz... Gün geçtikte bu süprizLerimiz artıcaakk.. ßizi takip ettikçe dahada cok yararLanacaksınız... SüprizLerimiz 3-4 güne tamamLanır.Bundan hiç şüpheniz oLmasın diyoruz 
Şimdide internette gezerken ' Çok iLginç biLgiLere ' rastLadım.Okumadan geçemezdim :) SizLerinde okumanızı tavsiye ederim gerçekten iLginç oLdukLarının yanı sıra biLgiLendiriyorLar.. Umarım beğenirsiniz... :) ^Biraz uzun ama gerçekten okumaya değer devamıda var fakat fazLa sıkmayın diye yarım yarım ekLiyorum :)
18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı. ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor. Amerika’da satışa sunulan ilk cd, Bruce springsteen`in "Born in Theusa" albümüdür. Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir. Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler. Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır. Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi. Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor. Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar. Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor. Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar. Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir. Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki kadar gelişmiştir. Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. Bir kromozom bir genden daha büyüktür. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır. Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor. Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır. Çocuklar baharda daha fazla buyuyor. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur... Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur. Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır. Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı. Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler. Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır. Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=. Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı. Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır. Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir. En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır. En yakin oldukları noktada, Rusya ve Amerikanın birbirlerine uzaklıkları dört km `den daha azdır. Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar. Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır. Fareler kusamaz. Filler zıplayamayan tek memelidir. Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır. Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez. Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir. Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır. Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. Hapşırırken Burnu ya da Ağzı Kapamak, Felce Neden Oluyor. Havuca rengini karoten verir. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır. Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin’dir. Hindistan`da oyun kâğıtları yuvarlaktır. Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır. Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. İleri doğru bir adim atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır. İlk çamaşır makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı. İnciler sirkede erir. İnek sütünün pH değeri 6’dır. İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikâyesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malidir. İnsan beyninin % 80’i sudur. İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg’dır. İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak başparmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar. İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor. İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar. İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000’dir. Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar. Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy" anlamına gelmektedir. Kangurular geri geri yürüyemezler. Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kaşı harekete geçirmek gerekiyor. Kediler ultrason seslerini duyarlar. Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır. Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar. Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp ayni harfle biter. Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. Kopeklerin ter bezleri ayaklarındadır. Kutup ayıları solaktır.
Hayatı Akışa bırakmak diLeğiyLe... Esra 
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
10/7/2009 - PhotoShop HataLarı
Tam anlamıyla çenesi düşmüş diye buna denir işte… 
Sanki o kolun şekli daha farklı olmalıydı  
Tam 3 eli var  
Omuzdaki eli silmek zor gelmiş olmalı

Resimdeki kadının sadece göbek kısmında değişim var. Kilolar göbeğe vurmuş 
Sol gözbebeğine ne olmuş öyle  
Göbek deliği olmayan insan… 
Güzel bacaklar ama ayarı tutturamamışlar… 
Oturan arkadaşı bir yerden kesmişler ama kafasını unutmuşlar…  SevgiLerLe PeLin
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
10/7/2009 - AvriL AvatarLarı
Selam arkadaşlar ... AvriL'La pek iLgiLenmem Amy'ciyim ama bi'sürü Avril avatarları buLdum ve payLaşmak istedim.. Avatarlar bir forumdan aLıntıdır ! SevgiLerLe Pelin ...







|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
4/7/2009 - Biz x)
Merhaba ArkadaşLar :)
BLogumuz daha yeni. :) Uzun bir ara çabaLarımızın ardından bu bLogu yarattık. BLogumuzun şabLonu, tabLoLarı hepsi bize ait . :) BLogumuzda sık sık payLaşım yapıcagız.Umarız emeğimizin karşıLıgını aLırız. x) BLogumuzun arşivine bakarsanız bir çok konuLara değindik.ZamanLa o konuLarı doLdurucaz. Yani kısacası bLogumuzu sık sık takip ettiğiniz sürece arşiwimizden yararLanabiLirsiniz :) Bizi tanımak için Sağ menü^müzde Hakkımda böLümüne bakarak tanıyabiLirsiniz :) FazLa uzun konuşmak istemiyoruz ayrıca şunu beLirtiriz ki bLogumuzdaki yazıLarın hangimizin ekLediğini öğrenmeniz için her payLaşımımızın ardından adımızı yazıcağız :) Umarım anLamışsınızdır :) ... Şimdiden iyi dakikaLar diLeriz..
AlwaysHappy.. ^^
Esra ^ PeLin 
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
 Get your own Chat Box! Go Large!
| |